www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Uygulamada din öğretim ve eğitimi

Din ile ahlak -teorik olarak- içiçedir, birbirinden ayrılmaz. Kur'an-ı Kerîm'de Peygamberimizin (s.a.) "büyük, güzel, kâmil" bir ahlak sahibi olduğu ifade ediliyor. Kendileri de "Ben ahlaki erdemleri ikmal etmek için gönderildim" buyuruyor.

Din bilgi ve eğitiminin baş köşesini işgal eden ibadetler aynı zamanda birer ahlak eğitimidir. Ahlaklı olmanın içinde "bir Allah'a ve yalnızca O'na ibadet etmek" de vardır. Allah'a ibadet etmeyen, Allah'ın hakkına riayet etmeyen kimsenin ahlakı eksiktir.

İslam tarihi içinde gelip geçmiş alimler, müderrisler, mürşidler (medrese ve tekke) din öğretim ve eğitimi yaparken bunun merkezinde "ahlak" olmuştur.

Madalyonun diğer yüzüne baktığımızda dinin ve eğitimcilerimizin iç kadar dışa, mazruf kadar zarfa, öz kadar şekle de önem verdiklerini, bu ikiliden bir için diğerini terk etmediklerini görüyoruz. Hiçbir İslam eğitimcisi "namazın özü, ahlaki yönü, içi önemlidir; bu olursa şekil olarak namaz kılınmasa da olur" dememiştir. Yine hiçbir İslam eğitimcisi "Namazın içi, özü, huşû ve huzû yönü önemli değildir, bunlar olmasa da olur, yeter ki şekil olarak namaz kılınsın" dememiştir. Ama bu noktada çok önemli bir ictihad vardır: Namaz farzdır, namazın kıyam, kıraat, rüku, sücud gibi rükünleri farzdır; ama namazın özü olan huzur ve huşû (namaz süresince namaz bilincinin ve heyecanının kesintisiz olması) şart ve farz değildir. Amaç buna ulaşmaktır, ama bu kamil hal elde edilinceye kadar şekil asla terk edilmeyecektir.

Bu ictihaddan (hükümden, anlayıştan) konumuzla ilgili olarak şöyle bir sonuç çıkarmak mümkündür: Dini bilgi ve uygulamaların özü (ahlak, huzur, bilinç...) eksik olsa da uygulama devam edecek, ancak eksikliğin farkında olunacak, kemale göz dikilecek, adım adım ona doğru yolculuk devam edecektir.

Her ava giden avlanamaz, ama av yapmak isteyenin ava çıkması şarttır.

"Önce ahlak tamamlansın sonra din eğitim ve öğretimi olsun" demek, "Önce doyalım, sonra yiyelim" demek gibi abestir.

Önce yine din kaynağından ve tecrübeden yararlanarak "din eğitim ve öğretiminin özünü, ahlaki gayesini" tespit edelim, sonra öğretim ve eğitim programlarını, müfredatını buna göre yapalım" demek makuldür. Ama bunun da yolu mevcut din öğretimini yasaklamak veya azaltmak değildir; amaca uygun hale getirmek için olanca gayretle çaba göstermektir.

04 Mart 2012 Pazar

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi