www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Köle kalmamalıydı

Eğer Müslümanlar kölelik konusunda İslam'ın hedefini doğru anlayıp uygulasalardı iki sebeple İslam toplumunda ve belki dünyada köle almazdı: 1. Aşağıda açıklayacağım azad etme yollarıyla, 2. İslam devletinin öncülüğünde bütün dünyada, hangi sebeple olursa olsun köleleştirmenin kaldırılması konusunda yapılacak bir andlaşma ile. Bu andlaşma yapılınca misilleme gerekliliği de ortadan kalkacak, kaynak kalmayacaktı.

İslam'ın köle ve cariyeleri hürriyete kavuşturmak için aldığı tedbirler, koyduğu hükümler, bulduğu çareler:

1. Sayısız âyet ve hadislerde Allah rızası için köle azad etmenin fazileti, sevabı, güzel karşılığı dile getirilmiş, Müslümanlar buna teşvik edilmiştir.

2. Kaza yoluyla ölüme sebep olmanın kefareti (manevi cezası) köle azad etmektir.

3. Yemin bozmanın bir kefareti de köle azad etmektir.

4. Zıhar denilen ve kişinin karısına yaklaşmamak üzere yemin etmesi mahiyetinde olan davranışın kefareti köle azad etmektir.

5. Zekatın sarf yerlerinden biri de köle satın alıp azad etmektir.

6. Çalışarak veya başka yollardan elde ederek bedelini ödemek suretiyle hürriyete kavuşmak isteyen bir kölenin bu teklifinin kabul edilmesi ve ona mali yardımda bulunulması emredilmiştir.

7. Bir kimse köle azad etmeyi adarsa (adak), maksadına ulaşınca köle azad etmesi gerekli kılınmıştır.

Bir yandan kaynağın teke indirilmesi ve bunun da mecburi olmaması (yönetimin takdirine bırakılması), diğer yandan mevcut köleleri hürriyete kavuşturmak için kimileri mecburi, kimileri teşvik edilmiş yolların bulunması -eğer gereği yerine getirilseydi- İslam toplumunda asırlarca öncesinden köle ve cariye kalmazdı.

Peki ne yapılmış, Müslümanlar ne yapmışlar?

Köleleştirme yollarını (kaynağı) meşru olmayan şekilleriyle çoğaltmışlar

Köle ve cariyelere iyi (sünnete uygun) davranmamışlar.

Azad etme yollarını işletmemişler.

Olup bitene ışık tutan bir bilgi demetini sayın Halil Berktay, Prof İnalcık'ın bir çalışmasından şöyle aktarıyor (sayfa numaralarını vermedim ve yazıyı kısmen aldım):

"İslâm ülkeleri ve özellikle Osmanlı toplumunda köleler hayatın vazgeçilmez bir parçasıydı. Yalnız ev içinde değil, askerî ve ekonomik alanlarda da çalıştırılıyorlardı. Toprağa yerleştirilen vakıf köleleri, kölelik statüsünden yıllar boyu sıyrılamıyordu. Kentsel zanaatkârlar bile köle emeği istihdam ediyordu. Sadece devletin değil, ekonominin çeşitli kesimlerinin de temelinde kölelik vardı...

" Bu talep, İstanbul ve Bursa gibi büyük kentlerde çok canlı bir köle piyasası yaratmıştı. Esir ve cariyeler belli başlı köle pazarlarında daima iyi para getiriyordu . Büyükçe Osmanlı kentlerinde, 15. yüzyılın ikinci yarısında ortalama nitelikte bir kölenin piyasa fiyatı 25-30 altın arasında değişmekteydi. Bu yüzden, sınır boylarının akıncı grupları için çapul ve esir alma faaliyeti büyük önem kazanmıştı...

"16. yüzyılın ortalarından itibaren Osmanlılar batıda sert bir direnişle karşılaşınca, köle temini işi esas olarak Kırım Tatarlarının eline geçti. Bunlar Polonya'ya, Rusya'ya ya da Çerkezistan'a karşı yaygın köle akınlarına giriştiler. Öyle ki, köle ticareti Kırım ekonomisinin temel direği haline geldi.

"Rusya ve Polonya'ya yapılan esirci akınları 1514-1654 arasında özellikle yoğundu. Sadece 1578 yılında Kefe'ye 17.502 köle getirilmişti. Rusya topraklarından 1607-17'de 100.000, 1632-45'te 26.800 esir toplanmıştı. 1500-1650 arasında sırf Polonya-Moskof yurdu ile Çerkezistan'dan elde edilen köle nüfusu yılda ortalama on binin üzerindeydi. Köle ticaretinden alınan vergiler ve gümrük resimleri, Osmanlı hazinesinin Kırım limanlarından sağladığı en önemli gelirdi. Bu kalem 1520'de 1.310.000 akçayı ya da yaklaşık 21.000 düka altınını buluyordu...

"Osmanlıların diğer büyük köle kaynağı ise Mısır'dı. Mısır'dan Antalya'ya deniz yoluyla yapılan ithalât içinde en büyük yeri, erkek ve kadın zenci köleler tutuyordu. Pek çok gemi sırf köle taşıyordu. İthal edilen zenci köleler Antalya üzerinden Anadolu kentlerine, özellikle de Konya ve Bursa'ya dağılıyordu."

Not: Haber Türk gazetesinde çıkan ve benim faize helal dediğimi ifade eden haber ve yazı gerçeğe aykırıdır. Pazar yazımda açıklama yapacağım.

03.09.2010

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi