www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Asıl muhalefet İslam'a

İsrail'in yardım gemisine saldırısı üzerine yapılan konuşmaların ve yazılan yazıların bir kısmını üzülerek, şaşırarak, bazen de öfkelenerek takip ediyorum.

Bazı yazarların ve konuşmacıların asıl muhalefet ettikleri hususun İslam olduğunu görüyor ve anlıyorum. Bunları okurken ve dinlerken şu kanaat hasıl oluyor: Bu yardımı solcular, masonlar, liberaller, laikçiler götürseydi -ki, onlar buraya yardım götürmezler, götürmüyorlar- muhalefet bu kadar veya bu şekilde olmayacaktı!

Mesela şu mealde sözler işittim ve okudum: "Efendim bu tekbirler, bu namazlar, bu kelime-i tevhid yazılı bayraklar... işin rengini değiştiriyor; bunların maksadı yardım değil, propaganda izlenimi veriyor. Filistin halkına yardımı anladık, HAMAS'ı aklamanın, HAMAS'ı savunmanın, HAMAS'a arka çıkmanın ne alemi var?.."

Demek ki, yardımı yapanların İslami kimlikleri ve uygulamaları görünür olmasa, Filistin'de halkın oyu ile iktidara gelip İsrail işgalini kaldırmak ve Kudüs merkezli bir İslam devleti kurmak için çalışmak isteyen, bunun için mücadele eden bir siyasi-dini gurup olan HAMAS, İsrail'in istediği ve dünyaya kabul ettirmek için çabaladığı gibi "terör örgütü" ilan edilse yine muhalefet olmayacak veya böyle, yahut bu kadar olmayacak.

Şimi bazı tartışılmaz doğruları hatırlayalım:

1. Gazze'de meşru hükümeti kuran, seçimle işbaşına gelmiş bulunan HAMAS'tır. Gazze halkı ile HAMAS'ı birbirinden ayırmak, hükumeti yok saymak, yardımı bu şartla yapmak mümkün ve meşru değildir.

2. HAMAS ve işgale karşı direnen Filistin halkı, daha önceden bu topraklar üzerinde kurulmuş, halkı içine kendi rızalarıyla Filistinlileri de almış bir İsrail devletine baş kaldırmış ve ülkeyi bölerek başka bir devlet kurmak üzere harekete geçmiş değillerdir. Tam aksine İsrail başta terör olmak üzere meşru olmayan bütün yolları kullanarak Filistin halkının ülkesini işgal etmiş, onları yurt ve yuvalarından atmış, uzun vadede yok etmenin tedbirlerini almıştır ve bu planın uygulaması devam etmektedir. Filistin halkının ve meşru temsilcilerinin yaptığı şey -eşit olmayan, dengesi bulunmayan bir güce karşı- direniştir ve meşru savunmadır.

3. Gazze halkı zalim bir abluka içinde dayanılamaz yokluklar, yoksunluklar, acılar içinde kıvranmakta, tükenme ile karşı karşıya gelmiş bulunmaktadırlar. Hem işgal, hem abluka meşru değildir, bu sebeple uluslar arası toplum tarafından da kabul edilmiş değildir. Bir tarafta zalim bir gücün zulmü (haksız tasarrufu), diğer tarafta mazlumlar vardır; bu durumda zalimin merhametine, iznine, müsamahasına sığınmak mümkün değildir. Ya mazlumlar kendi hallerine bırakılacaklar veya hâlâ dini, ahlaki, insani vicdan ve sorumluluk duygusuna sahip birileri, zalime rağmen yardıma koşacaktır.

Bu yardımı yapanlar Müslüman olsun olmasın, gemide namaz kılsın kılmasın, yeşil bayrak taşısın, kızıl bayrak taşısın, mazlumların hükümetini HAMAS kursun, FETİH kursun, gemiye baskın yapılınca bir direnme denemesi yapılsın yapılmasın... ne fark eder; bunları mesele yapmak yerine "İsrail zalim, Filistin halkı ve özellikle abluka altındaki Gazzeliler mazlum, bunlara yardıma koşanlar ise insan gibi insan" demek gerekmiyor mu?

Eğer bunu diyemiyorsanız kendinizi bir yoklayın ve "Niçin böyle diyemiyorum!?" diye sorun.

10.06.2010

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi