www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Diyalog ve misyonerlik

İkinci Vatikan Konsili'nde alınan kararlarda her ne kadar Hristiyanların diğer dinlere bakışında bir yumuşama görülüyorsa da "Katolik kilisesi, dinlerarası diyalogu hristiyanlaştırma misyonunun bir aleti olarak kullanacağını" açıkça ifade etmiştir. Bu sebeple ben de 2005 yılında yayımlanan "Dinlearası Diyalog Nedir?" isimli kitabımda şunları yazmıştım:

Dinlerarası diyalogun birden fazla amacı vardır, bunlardan bazıları şunlar olabilir.

1. Birbirini tanımak, doğru bilgi sahibi olmak.

2. Biri, diğerini ikna ederek kendi inancına ve hayat tarzına insan kazanmak.

3. Guruplar arasında veya bütün dünyada mevcut ortak problemlerin bir kısmını çözmek, bütün taraflar için faydalı olacak bazı eylemlerde işbirliği yapmak... (s. 23).

Hristiyanlaştırma (misyonerlik) amacının altını daima çizdim, gerekli uyarıları hep yaptım ve böyle bir tehlikeye rağmen içinde yaşadığımız dünya şartlarında diyalogun kaçınılmaz olduğunu, bizim de Müslümanlaştırma misyonumuzun bulunduğunu, diğer faydaları yanında diyalogu bunun için de kullanabileceğimizi ifade ettim. İşte kitabımdan bazı pasajlar:

"Hristiyanlığın vazgeçemeyeceği vazifelerinden biri misyonerliktir... ve bunu da asırlardan beri yapmaktadır. Buna rağmen Müslümanlar onlarla diyalog içinde olmuşlar, Hristiyanları Müslümanlaştırmak amacı da dahil birçok maksatla bir araya gelip görüşmüş, tartışmış, ortak azı işler tutmuşlardır. Bugün yurtdışında yaşayan dindaşlarımız yoğun bir misyonerlik taarruzu karşısında bulunuyorlar ve oradaki din rehberlerimiz çeşitli maksatlarla Hristiyan din adamlarıyla bir araya geliyor, diyalog yapıyorlar.

"Bu noktada önemli olan kırmızı çizgilere dikkat etmek, dengeyi bozmamak, kâr-zarar hesabını iyi yapmaktır; eğer bu çeşit diyalog İslam'ın ve müslümanların menfaatine değil, zararına olursa zinhar ondan uzak durmaktır.

"Müslümanlar, 'dinlerarası diyalog için papalık konseyinin bir parçası olmak üzere' diyaloga girmezler, kendi davalarının şuurlu bir 'misyoneri, davetçisi, tarafı' olarak diyaloga girerler.

Şöyle diyenler çıkabilir:

Bu sizin yazdıklarınıza bir diyeceğimiz yok, ama belli bir gurup diyalogu kötü maksatla yapıyor...?

Böyle ise yukarıdaki satırları ihtiva eden kitabımı nasıl basıyor ve yayıyorlar?

Birbirimize düşmeyelim, nefsi ve gurup menfaatini işe karıştırmayalım, fitne ve ifsad yerine ıslahı tercih edelim, bu dünya fani, kimseye kalmadı, bizlere de kalmayacak, ötedeki hesabı unutmayalım.

Gelecek yazıda da ebedi kurtuluş "necat" konusunu yazacağım. Çünkü bu konuda daha önce yazdığım bir yazının işlerine gelen kısmını alarak bazı cami çıkışlarında dağıtıldığını haber verdiler.

24.10.2008

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi