www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


TÜSİAD bunu hep yapıyor

Geçtiğimiz günlerde Çorum'da düzenlenen 'AB ve Türkiye Ekonomi Programı' konulu toplantıya katılan TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı, 17'nci Milli Eğitim Şûrası'nda alınan ve imam-hatip liselerine üniversiteye girişte katsayı engelini aşma amaçlı tavsiye kararını sert bir dille eleştirmişti. Sabancıya göre oy kaygısıyla iktidarın aldırdığı bu karar hem kamu oyunu rahatsız etmiş hem de laiklikten taviz verilmiş ve şûra siyasete alet edilmiş.

Sabancı yaptığı konuşmada şöyle demiş: "Hiçbir Milli Eğitim Şûrası, hiçbir milli eğitim konusu laiklikten taviz verilecek konu değildir. Bunu gördüğümüz an TÜSİAD olarak bayrağı çeker doğru bildiğimizi söyleriz. Laik eğitimden yanayız, bunun karşısında olanlarla da mücadelemizi sürdürürüz. Bugün ülkemizde, sayıları yetersiz de olsa, dünya normlarında eğitim görmüş bir kitle mevcutsa, bunu laik eğitim sistemimize borçluyuz. Bu kazanımları kaybetmemek, adım adım ileri götürmek için sürekli bir çaba içinde olmalıyız."

TÜSİAD şüphesiz bir sivil tolum kuruluşu ve ülkenin her meselesi ile ilgili görüş açıklama hakkı var, ama ilgi alanı bakımından öncelikle sanayi ve iş hayatıne eğilmesi gerekiyor; bir de dönüp dolaşıp İmam hatip Okulları ve başörtüsü konularında halkı üzecek, insan hak ve özgürlüklerine (özellikle din özgürlüğü ve eğitim hakkına) aykırı açıklamalar yapması düşündürücü. Sabancı'nın ifadesi ise yalnızca düşündürücü değil, aynı zaman "pes artık!" dedirten bir ifade, bir tavır koyuş. TÜSİAD'ı da bağlayan bu garip, çelişkili, aykırı, kışkırtıcı, savaş ilanını andıran sözlere tepkimin gecikmesi, bazı güncel konuların önceliği yüzünden oldu. Bizde TÜSİAD, Sabancı ve benzerleri var oldukça nasıl olsa bu konular, temcid pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp önümüze gelir diye düşünmedim de değil.

Sayın Sabancı, ne oluyoruz, kime karşı bayrak çekip "yürüyelim" diyorsun! Bu İmam Hatip Okulları laik, demokratik Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi okulları değil mi? 28 Şubata kadar, sağcı, solcu, asker, sivil bunca hükumet gelip geçerken bu okullar yok muydu? Bu okullardan mezun olanlar yalnızca İlahiyat'a değil, imtihanını kazandıkları bütün üniversitelere giriyor değil miydiler? Sizin nasıl bir laiklik anlayışınız var ki, ona dayanarak hem ülkenin çocuklarını İmam Hatipli olan ve olmayan diye ikiye bölüyorsunuz, hem de ülkenin resmi okullarından mezun olmuş çocuklarımızı şaibe altında bırakıyor, tehlikeli madde gibi takdim ediyorsunuz!

Laiklik "devletin temel düzenini dine göre kurmamak, bu düzende dini kaynak olarak kullanmamak" manasına gelir. Yeni icad edilen bir başka tanıma veya ilaveye göre de "kamusal alanı dinden arındırmak" demektir. İmam Hatip Liselerinden mezun olan çocuklarımız giriş imtihanlarını kazanarak üniversitelere girdiklerinde ve buralardan mezun olarak ülkenin çeşitli alan ve kademelerinde vazife alarak anayasa ve kanunlara göre hareket ettiklerinde "devletin temel düzeni dine uydun hale mi geliyor veya kamusal alanı din mi düzenliyor?" Siz bu mantığı nerede okudunuz veya nasıl elde ettiniz?

Allah aşkına bir de şu "kamu oyunu" siyaset oyunu haline getirmeyin ve istismar etmeyin. Siz nereden biliyorsunuz bu kararın kamu oyunu rahatsız ettiğini? Elinizde hangi ilmi araştırma var? Tenkit ettiğiniz, sizi öfkelendiren karar, tam da katılımcı demokrasinin kurallarına uygun olarak ortaya konmuş, yetmişten fazla ilin talebi idi, bunu biliyor musunuz?

"...dünya normlarında eğitim görmüş bir kitle mevcutsa, bunu laik eğitim sistemimize borçluyuz" diyorsunuz; İmam Hatip mezunlarından çeşitli ilim dallarında yetişmiş binlerce "ilim, dünce ve sanat" adamımız var, dünya normları bakımından bunları bir incelemeye tabi tutmak isterseniz bana bildirin yeter, sizi bile gururlandıracak pek çok örneği göreceksiniz.

Bu ülkede milyonlarca İmam Hatipli ve onların yakınları ile dostları var. Siz bayrak çekerken kimleri, ne kadar halkı karşınıza aldığınızı düşündünüz mü? Pek sanmıyorum ve düşünmeye davet ediyorum.

1 Aralık 2006
Cuma

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi