www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


"Şükür Hayır Günü"

Bu başlıktan ilk okuyuşta bir şey anlamanın zor olduğunu biliyorum. Hemen açayım. "Allah'a, lutuflarından dolayı şükretmek için tertip edilmiş olup hayır yani karşılıksız, Allah rızası için iyilik yapılan gün" demek. Böyle bir günü, böyle bir güzel âdeti ve bize ait kültürü yazarak okurlarımla paylaşmak istedim.

Geçici olarak bulunduğum Edremit yakınlarında, Yenice yolunda bir köyün "şükür hayır günü"ne davet edildim. Köyün adı Kalabakbaşı (Duma da deniyor). Bu âdet bölgenin başka köylerinde de varmış. Yılın belli bir gününde (daha ziyade ürünlerin bir yandan yetiştiği bir yandan toplandığı mevsimde) hayır yaparak Allah'a şükretmek için böyle bir gün düşünülmüş. Çevre köyler (kadın, erkek, çocuk, yaşlı, genç, zengin, yoksul...) hayır gününe davet ediliyor, güzel (bol, kaliteli ve doyurucu) yemekler hazırlanıyor, yemekler hazırlanırken köyün uygun bir yerinde (Kalabakbaşı'nda bu yer, köyün camiinin hemen yanındaki alan) halk toplanıyor, kadınlar da yolun karşı tarafında, yakın evlerin önlerinde yer alıyorlar, Kur'an okunuyor, mevlid okunuyor, ilahi ve kasideler seslendiriliyor, dualar ve konuşmalar yapılıyor. Bunlar bitince oldukça düzenli ve lüks lokantalardan çok daha hızlı bir şekilde yemekler geliyor, güle söyleye yeniyor, köyün muhtarı ve sözcüsü sonunda bir teşekkür konuşması yapıyor ve gelecek yıla da halkı davet ediyor.

Bu âdetin içindeki unsurlara bir bakalım.

Şükür: Nimeti Allah'tan bilmek ve ona teşekkür etmek, şükranlarını sunmak.

Hayır: Şükrü yalnızca dil ile (şükürler olsun, teşekkür ederim diyerek) yapmakla yetinmeyip onu bir hayra dönüştürmek; yani içlerinde yoksulların da bulunduğu konu komşuya yemek vererek fiili, ameli şükür yapmak.

Yalnız yemek yedirmekle yetinmeyip müsafirlere bir de Kur'an tilaveti, mevlid, ilahi, kaside ve konuşmalardan oluşan manevi ziyafet vermek.

Toplumu (İslam cemaat ve cemiyetini) var eden değerleri canlandırmak, bağları güçlendirmek, sevgi ve ilgiyi yaymak.

Gençler ve çocukları değerlerimizden, geleneklerimizden haberdar etmek, kültürün kesintisiz ve gelişerek devamını sağlayacak eğitimi vermek.

Bu kadar güzelliği içinde toplayan böyle bir âdeti icad eden ve devam ettirenlerden Allah razı olsun. Bu irfanlı köylülerin yaptıkları başkalarına da ibret ve örnek olsun dilerim.

"Bana 15-20 dakika kadar konuşsanız yeter" demişlerdi, köye biraz erken gittik, ezana elli dakika vardı ve ilahi söyleniyordu. Biz gidince hemen kestiler ve mikrofona buyur ettiler. Ben böyle bir havada/ortamda bir saate yakın bir konuşmanın çekilemeyeceğini düşünerek "Vakit uzun, ben biraz konuşayım, sıkılırsanız hemen araya bir ilahi, bir kaside koyarız" dedim ve konuşmaya başladım. "Laik düzen içinde dinimizi yaşayabilmek için yapılması gerekenler" konulu bir konuşma yaptım, bu şükür hayır gününü de konuya bağladım. Arada bir iki kere "Sözü burada kesip bir ilahi söyletelim" dedim, kabul etmediler, konuşmaya devam etmemi istediler ve ilgileri hiç eksilmedi, kavrama, algılama ve tepkileri de mükemmeldi.

Hasılı halkımızın içine girdikçe gönlümüzde ümit çiçekleri açılıyor, Ankara'ya ve medyaya baktıkça da içimiz kararıyor.

Gayret edelim de birincisi ikincisine galip gelsin.

2 Temmuz 2006
Pazar

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:



Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi