www.HayrettinKaraman.net: İslâm Hukuku Profesörü Hayrettin Karaman'ın İnternet Sitesi
Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
 


Dindarlaşmaya karşı

YÖK'nun İmam Hatiplilerle ilgili son kararı münasebetiyle ülkemizde sürüp gelen ve son zamanlarda safları daha da belirginleşen bir mücadeleden söz etmek istiyorum.

Mücadelenin tarafları:

1.Türkiye halkının daha şuurlu, daha duyarlı ve daha etkili düzeyde dindarlaşmasına karşı olanlar.

Bunlar kimler?

CHP, bir kısım aşırı solcular, masonlar, ateistler (sadece tanrıya inanmayan ama bunu bir ideoloji haline getirmeyenler müstesna), ılımlı islamcılar (postmodern sömürgecilerin işlerini kolaylaştırmak için ortaya attıkları yumuşak; yani amaca göre reforme edilmiş, ayarlanmış Müslümanlık taraftarı olanlar, bunu yaymak için gayret gösterenler). Makam ve mevki bakımından da açıklanması gerekirse bütün bu sayılanların içinde yer alan (yer almayanları müstesna) asker ve sivil bürokratlar, yargı mensupları, akademisyenler, medya mensupları, sermaye gurupları ve yüzde on civarında halk.

2. Türkiye halkının belli bir din ve ideolojiye zorlanmasını istemeyen, büyük çoğunluğu Müslüman olan halkın -devlet eliyle olmasa bile- sivil faaliyetlerle dindarlaşmak, dinini öğrenmek ve yaşamak için faaliyet göstermesine karşı çıkmayanlar. Yakında bir üniversitenin yaptığı araştırmaya göre bu ikinci tarafın oranı yüzde doksanları bulmaktadır.

Türkiye sözde demokrasi ile yönetiliyor, ama gelin görün ki, yüzde onlarda kalan bir azınlık, yukarıda sıraladığım makam ve mevkileri ele geçirdikleri için istediklerini yapıyor, karşı tarafın hak ve hukuka dayalı isteklerini engelleyebiliyorlar.

Neler yapıyorlar?

Yaptıklarının tamamı dindarlaşmayı engellemeye, zaman içinde dinin hayattan çekilmesini sağlamaya yönelik.

Din ne ile yaşar?

Din eğitim, öğretim ve uygulama ile yaşar.

Dindarlaşmaya karşı olanların da mücadele alanları işte bunlar: Eğitim, öğretim ve uygulama.

Başörtüsünü bunun için yasaklıyorlar.

İmam Hatip Liselerinden mezun olanların üniversitelere girmelerini bunun için engelliyorlar.

Muhafazakâr kesimin açtıkları özel okulları bu sebeple gözden düşürmeye ve imkan bulsalar yok etmeye uğraşıyorlar.

Çocukların Kur'an kurslarına 16 yaşlarından önce gitmelerine bu sebeple karşı çıkıyorlar.

Kamusal alanda başını örten, namazını kılan, alkollü içki kullanmayan... insanlardan bu sebeple rahatsız oluyorlar.

Muhafazakâr kesimin ekonomiye girmesini, iş aleminde yer edinmesini aynı yüzden istemiyorlar.

Bu maddeleri çoğaltmak mümkün. Gelmek istediğim nokta ise şudur: Ortada hakkını isteyen, bunun için evrensel kurallar çerçevesinde mücadele veren ve sayıları da "kahir ekseriyet" şeklinde ifade edilen tarafın önü, bazı kurum ve kuruluşların demokratik ve hukuki olmayan yöntemleriyle kesiliyor; bunun da adına "demokratik laik" deniyor. Ortada demokrasi filan yok, yalnızca güç var, güçlünün haklı olması durumu var; ama bu gücün, büyük halk iradesi karşısında uzun süre durabileceğini sananlar aldandıklarını anlayacaklardır. Dilerim bunu anlamada fazla gecikmezler.

12 Mart 2006
Pazar

  Şu anda sayfası gösterilen kitap.
Önceki Makale
Sonraki Makale
Makale Listesi
Site Sayfaları
Ana Sayfa
Hakkında
Makaleleri
Kitapları
Soru Konuları
Soru Listesi
Hayrettin Karaman`ın Sohbetleri
Şiirleri
Bütün site içeriğinin genel kelime indeksi.
Sitede Arama
Hayrettin Karaman'ın Siteye Son Eklenen Yazıları
E-posta
Siteyi Link ve Kaynak Gösterimi
m.HayrettinKaraman.net Mobil-Metin Versiyonu Hakkında

Facebook Sayfası:

Bulunduğunuz Sayfayı:


 
Sayfa başına gider Siteden rastgele bir sayfa seçer. Hafızadaki önceki sayfaya döner Hafızadaki sonraki sayfaya döner
   
Önceki Makale Sonraki Makale Makale Listesi